Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr Aslan Güzel, çocukluk çağı beyin tümörlerinin erişkinlere göre farklı tip ve özellik gösterdiğini belirterek, daha geç fark edilebileceğini ifade etti.

Medical Park Gaziantep Hastanesi Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Aslan Güzel, çocukluk çağı beyin tümörlerinin, çocuğun kendini ifade edememesi, kafatası kemiklerinin erken kapanmaması gibi nedenlerle geç fark edilebileceğini kaydetti. Farklı özellikler gösteren tümörlerin belirtileri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Güzel, “Kimi zaman diğer bazı hastalıklarda da görülebilen huzursuzluk, gelişme geriliği,kusma,bulantı gibi belirtiler çoğunlukla beyin tümörleri dışında başka hastalıkları da akla getirildiğinden erken teşhiste gecikmeye neden olabilir. Ancak; hastada kafa içi basınç artışı belirtileri başlamış ve sebat ediyorsa beyin tümörü tanısı yapılan tetkiklere daha erken konabilir. Çocuklarda belirti ve bulgular erişkinlere göre ati piktir bu nedenle tanı geç konabilir ve geçen süre içerisinde ve kafatası içindeki tümörde büyük hacim veya boyutlara varabilir. Ağırlıklı olarak kafatası arka çukuru orta hatta yerleşim gösterirler ve çoğu zaman beyin omurilik sıvı dolaşımını bozarak beyinde sıvı toplanması (hidrosefali) bulguları ile belirti verirler” dedi.

Çocukluk çağında görülen beyin tümörlerin ölümle de sonuçlanabildiğini hatırlatan Güzel, “Çocukluk çağı beyin tümörleri,lösemi ve lenfomadan sonra çocuklarda en sık görülen tümörler olup, çocukluk çağı kanserlerine bağlı ölümlerin yüzde 20’sinden sorumludurlar. Nadiren metastaz şeklinde de görülebilirler” ifadelerini kullandı.

Tümörün kafa içi basınç artışı, havale, görme problemleri, kafa tasında büyüme, gelişme geriliği, obezite, hormon dengesizlikleri gibi belirtileri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aslan Güzel, “Bazen de genel hastalıklarda görülebilen süregelen halsizlik,huzursuzlukla kendini gösterebilir. Ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi(BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi tanı yöntemlerinden yararlanılarak teşhis konulabilir. Multidisipliner takip ve tedavi gereklidir. Genellikle kitle saptandıktan sonra ameliyatlık ise beyin ve sinir cerrahisi uzmanı tarafından ameliyatı yapılır. Daha sonra pediatrik onkolog (medikal ve radyasyon onkoloji), destek amaçlı psikolog, psikiyatrisi ile birlikte ek tedavi ve takibin yapılması uygundur, kesin teşhis cerrahi sonrası patoloji sonucuna göre konur ve buna göre hasta periyodik aralıklarla izleme alınır. Özellikle çocukluk çağı baş ağrıları ve sabahları olan kusmalar, kol ve/veya bacakta güçsüzlük gibi belirtiler varsa ailelerin zaman kaybetmeden hekime başvurmaları erken teşhis açısından önemlidir. Günümüzde çocukluk çağı beyin tümörlerinin büyük çoğunluğunun cerrahi olarak çıkarılmaları mümkündür. Bir kısmı ise radyasyon veya gama knife tedavisinden yarar görebilir. Cerrahi sonrası onkoloji bölümleriyle birlikte tedavi, takipleri sayesinde de yaşam süre ve kalitesi artmıştır. Birçok hastalıkta olduğu gibi çocukluk çağı beyin tümörlerinde de erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Birçok hastada erken müdahale ile uzun ve kaliteli bir yaşam mümkün olabilir” diye konuştu.